İş Davalarında Maluliyet Raporlarının Birbirleri ile Çelişkili Olması

T.C. YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ E. 2016/4599 K. 2016/7445 T. 26.4.2016

• MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI

( Meslek Hastalığı Nedeniyle/SGK Başkanlığı Maluliyet Daire Başkanlığı İle Yüksek Sağlık Kurulu Tarafından Belirlenen Maluliyet Oranı İle ATK 3. İhtisas Kurulu Tarafından Belirlenen Oranın Farklı Olduğu – Çelişkinin ATK Genel Kurulundan Son Bir Rapor Daha Alınarak Giderilmesinin Gerektiği – İlk Karar Yalnızca Davalı Yanca Temyiz Edildiğinden Usuli Kazanılmış Hak Durumunun Gözetileceği )

MALULİYET ORANININ TESPİTİ

( Manevi Tazminatı Doğrudan Etkilemesi Sebebiyle 5510 Sayılı Yasadaki Düzenlemeye Uygun Olarak Hiçbir Kuşku ve Duraksamaya Yer Vermeksizin Saptanacağı/Sürekli İş Göremezlik Oranındaki Çelişkinin ATK Genel Kurulundan Son Bir Rapor Daha Alınarak Giderilmesinin Gerektiği – Çıkacak Sonuca Göre Karar Verileceği )

MESLEK HASTALIĞI NEDENİYLE SÜREKLİ İŞ GÖREMEZLİK

( Maddi ve Manevi Tazminat Davası/SGK Başkanlığı Maluliyet Daire Başkanlığı İle Yüksek Sağlık Kurulu Tarafından Belirlenen Sürekli İ Göremezlik Oranının ATK 3. İhtisas Kurulu Tarafından Belirlenen Orandan Farklı Olduğu – Çelişkinin ATK Genel Kurulundan Son Bir Rapor Daha Alınarak Giderilmesinin Gerektiği )

TALEPLE BAĞLILIK

( Davacı Sigortalının %26 Oranındaki Meslek Hastalığı Maluliyeti Sebebiyle Kendisine Uygun Miktarda Manevi Tazminat Talep Ettiği/Manevi Tazminat Takdirinde Davacının Bu Talebini Aşar Şekilde Meslekte Kazanma Gücünü Kaybettiği Değerlendirmesi İle Neticeye Varıldığı – Meslek Hastalığı Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davası )

5510/m. 95

6100/m. 26

Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşleri Yönetmeliğinin m. Geçici 1

ÖZET: Dava, sigortalının musabı olduğu meslek hastalığı sebebiyle oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı iddiasına dayanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosyadaki öncelikli uyuşmazlık davacı sigortalının maluliyet ( sürekli iş göremezlik ) oranının tespiti noktasındadır. SGK Başkanlığı Maluliyet Daire Başkanlığı ile Yüksek Sağlık Kurulu tarafından davacı sigortalının sürekli iş gücü kaybı oranı olarak tespit olunurken, ATK 3. İhtisas Dairesi tarafından bu oranın olduğu değerlendirmesi yapılmıştır. Halin böyle olmasına göre davacı sigortalının meslek hastalığına dayanan maluliyet oranları arasında çelişki olduğu açıktır. Oysa ki hükmolunacak manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi sebebiyle işçide oluşan sürekli iş göremezlik oranının 5510 Sayılı yasadaki düzenlemeye uygun olarak hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin saptanması gereklidir.Yapılması gereken iş; öncelikle sigortalının sürekli iş göremezlik oranında oluşan çelişkiyi yukarıda da açıklandığı şekilde ATK Genel Kurulundan son bir rapor daha alarak gidermek, buradan çıkacak sonuca göre davacının talebi ile yine ilk kararın yalnızca davalı yanca temyiz edilip bu noktada yararına oluşan usuli kazanılmış hak durumunu da gözeterek karar vermekten ibarettir.

Davacı sigortalının talebi %26 oranındaki meslek hastalığı maluliyeti sebebiyle kendisine uygun miktarda manevi tazminat takdir edilmesidir. Mahkeme ise manevi tazminatın takdirinde davacının bu talebini aşar şekilde oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği değerlendirmesi ile neticeye varmıştır. Bu durum ise açıkça H.M.K.’nın 26.maddesinde tanımını bulan talebin aşılmasıdır.

DAVA : Davacı, meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:

KARAR : Dava, sigortalının musabı olduğu meslek hastalığı sebebiyle oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı iddiasına dayanan manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, davacı sigortalının oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olduğu değerlendirmesi ile manevi tazminatın davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.

Dosyadaki öncelikli uyuşmazlık davacı sigortalının maluliyet ( sürekli iş göremezlik ) oranının tespiti noktasındadır.

Şöyle ki; 5510 Sayılı Yasa’nın 95. maddesine göre “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine dair raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine dair usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.

Bu maddenin uygulanmasına dair usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir.

Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşleri Yönetmeliğinin Geçici 1. maddesinde; Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce çalışma gücü kaybı, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü, harp malullüğü sonucu meslekte kazanma gücü kaybı ile erken yaşlanma durumlarının tespiti talebinde bulunan sigortalılar ve hak sahipleri için, yürürlükten kaldırılan ilgili sosyal güvenlik mevzuatının 5510 Sayılı Yasa’ya aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a ) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b ) Devlet Üniversitesi, c ) Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı asker hastaneleri, ç ) sigortalıların ikamet ettikleri illerde ( a ), ( b ), ( c ) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kululunca inceleneceği bildirilmiştir.

Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme öncelikle Adli Tıp Kurumu ihtisas ve giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.6.1976 günlü, 1976/6-4 Sayılı Kararı da bu yöndedir.

Bu açıklamalar sonrasında somut olaya geldiğimizde SGK Başkanlığı Maluliyet Daire Başkanlığı ile Yüksek Sağlık Kurulu tarafından davacı sigortalının sürekli iş gücü kaybı oranı olarak tespit olunurken, ATK 3. İhtisas Dairesi tarafından bu oranın olduğu değerlendirmesi yapılmıştır. Halin böyle olmasına göre davacı sigortalının meslek hastalığına dayanan maluliyet oranları arasında çelişki olduğu açıktır. Oysa ki hükmolunacak manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi sebebiyle işçide oluşan sürekli iş göremezlik oranının 5510 Sayılı yasadaki düzenlemeye uygun olarak hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin saptanması gereklidir.

Bunun yanında 6100 Sayılı H.M.K.’nın 26.maddesi kapsamında mahkemeler taleple bağlılık kuralına göre tarafların talep sonuçları ile bağlı olup ondan daha fazlasına karar veremezler. İnceleme konusu davada ise yukarıda belirtilen bu usul hükmünün ihlal edildiği açıkça bellidir. Zira davacı sigortalının talebi %26 oranındaki meslek hastalığı maluliyeti sebebiyle kendisine uygun miktarda manevi tazminat takdir edilmesidir. Mahkeme ise manevi tazminatın takdirinde davacının bu talebini aşar şekilde oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği değerlendirmesi ile neticeye varmıştır. Bu durum ise açıkça H.M.K.’nın 26.maddesinde tanımını bulan talebin aşılmasıdır.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Yapılması gereken iş; öncelikle sigortalının sürekli iş göremezlik oranında oluşan çelişkiyi yukarıda da açıklandığı şekilde ATK Genel Kurulundan son bir rapor daha alarak gidermek, buradan çıkacak sonuca göre davacının talebi ile yine ilk kararın yalnızca davalı yanca temyiz edilip bu noktada yararına oluşan usuli kazanılmış hak durumunu da gözeterek karar vermekten ibarettir.

O halde davalı şirket vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

SONUÇ : Kararın yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre davalı şirketin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 26.04.2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.

iş kazası tazminat davası
  iş davalarına bakan avukat ankara, iş davalarına bakan avukat telefon, iş mahkemesi avukat ücret, iş mahkemesine başvuru